อพยพ 4 ในหลายฉบับแปล

เลือกฉบับแปลที่จะเปรียบเทียบ

เลือกฉบับแปลเพื่อเพิ่มลงในรายการ คอลัมน์จะเรียงตามลำดับในรายการ

  1. Yorumsuz Çeviri

Türkçe

ไทย

Русский

Čeština

Беларуская

English

Українська

Deutsch

Polski

Español

Português

中文

Français

Italiano

Српски / Srpski

Hrvatski

Svenska

Magyar

Tagalog

Cebuano

Hiligaynon

Nederlands

Tiếng Việt

한국어

हिन्दी

Türkçe

  • Temel Tercüme

Русский

  • Десницкий
  • Кассиан

English

  • African International (Paraphrase, American)
  • African International (Paraphrase, British)
  • African International (Literal, American)
  • African International (Literal, British)
  • Majority Text
  • Text-Critical English

Українська

  • Новий Переклад

Deutsch

  • Byzantinischer Text

Polski

  • Słowo Życia

Español

  • Biblia Libre (Nuevo Testamento)

Português

  • Tradução para Tradutores

中文

  • 易读圣经

Ἀρχαία Ἑλληνική

  • Textus Receptus
  • Patriarchal 1904
  • Solid Rock
  • Family 35
  • Text-Critical Greek

Hrvatski

  • Knjiga o Kristu

Čeština

  • Slovo na cestu

Eesti

  • Kaasaegne eesti

Magyar

  • Élet, igazság és világosság

Slovenčina

  • Nádej pre každého

Suomi

  • Elävä uutinen

Norsk bokmål

  • En Levende Bok

Íslenska

  • Lifandi Orð

Nederlands

  • Gods Boek

Български

  • Съвременен

Bahasa Indonesia

  • Mudah Dibaca
Yorumsuz Çeviri
4:1
YTC Moşe şöyle yanıt verdi, "Ama, işte, bana inanmayacaklar, ne de sözümü dinleyecekler, çünkü 'Yahve sana görünmedi' diyecekler."
4:2
YTC Yahve ona, "Elindeki nedir?" dedi. O, "Bir değnek" dedi.
4:3
YTC "Onu yere at" dedi. O yere attı ve bir yılan oldu. Moşe ondan kaçtı.
4:4
YTC Yahve Moşe'ye, "Elini uzat ve kuyruğundan tut" dedi. O elini uzattı ve tuttu. Elinde bir değnek oldu.
4:5
YTC "Bu atalarının Tanrısı, Avraham'ın Tanrısı, İshak'ın Tanrısı ve Yakov'un Tanrısı Yahve'nin sana göründüğüne iman etmeleri içindir."
4:6
YTC Yahve ayrıca ona, "Şimdi elini abanın içine koy" dedi. Elini abasının içine soktu ve onu çıkardığında, işte, eli kar gibi beyaz cüzamlıydı.
4:7
YTC "Elini yine abanın içine koy" dedi. Elini tekrar abasının içine soktu ve onu abasından çıkardığında, işte, yine diğer eti gibi olmuştu.
4:8
YTC “Eğer sana inanmazlarsa ya da ilk belirtinin sözünü dinlemezlerse, sonraki belirtinin sözüne inanacaklar.
4:9
YTC Eğer bu iki belirtiye de inanmazlarsa ya da sözünü dinlemezlerse, şöyle olacak, ırmağın suyundan alıp kuru toprağa dökeceksin. Irmaktan çıkaracağın su, kuru toprak üzerinde kana dönüşecek.”
4:10
YTC Moşe Yahve'ye şöyle dedi, "Ey Efendim, ne önceden, ne de hizmetkârınla konuştuğundan beri güzel konuşan biri değilim. Çünkü ben konuşmada yavaşım ve yavaş dilliyim."
4:11
YTC Yahve ona şöyle dedi, "İnsanın ağzını yapan kim? Ya da insanı dilsiz, sağır, gören ya da kör yapan kimdir? Ben Yahve değil miyim?
4:12
YTC Bu nedenle şimdi git, ben de senin ağzınla olacağım ve ne konuşacağını sana öğreteceğim.”
4:13
YTC Moşe, "Ey Efendim, lütfen başka birisini gönder" dedi.
4:14
YTC Yahve Moşe'ye karşı öfkelendi ve şöyle dedi, "Peki ya kardeşin Levili Aron? Onun iyi konuşabildiğini biliyorum. Hem de, işte, o seni karşılamak için dışarı çıkıyor. Seni gördüğünde yüreği sevinecek.
4:15
YTC Onunla konuşacaksın ve sözleri onun ağzına koyacaksın. Ben senin ağzınla ve onun ağzıyla olacağım ve yapacağınız şeyi size öğreteceğim.
4:16
YTC O senin halka karşı sözcün olacak. Öyle olacak ki, o sana ağız ve sen de ona Tanrı gibi olacaksın.
4:17
YTC Belirtileri onunla yapacağın bu değneği eline alacaksın.”
4:18
YTC Moşe gidip kayınpederi Yetro'nun yanına döndü ve ona, "Lütfen izin ver de gidip Mısır'daki kardeşlerimin yanına döneyim, onlar hâlâ hayatta mı göreyim?" dedi. Yetro Moşe'ye, "Esenlikle git" dedi.
4:19
YTC Yahve Midyan'da Moşe'ye şöyle dedi, "Git, Mısır'a dön; çünkü seni öldürmeye çalışan bütün insanlar öldü.”
4:20
YTC Moşe karısını ve oğullarını alıp bir eşeğe bindirdi ve Mısır ülkesine döndü. Moşe Tanrı'nın değneğini eline aldı.
4:21
YTC Yahve Moşe'ye şöyle dedi, "Mısır'a döndüğün zaman, sana verdiğim bütün harikaları Firavun'un önünde yapmaya bak, ama ben onun yüreğini katılaştıracağım ve o, halkın gitmesine izin vermeyecek.
4:22
YTC Firavun'a de ki, 'Yahve diyor ki, İsrael benim ilk oğlum, ilk doğanımdır.
4:23
YTC Ben de sana, 'Oğlumu bırak, bana hizmet etsin' dedim ve sen onun gitmesine izin vermeyi reddettin. İşte, ilk doğan oğlunu öldüreceğim.'”
4:24
YTC Yahve, konaklayacağı yere giderken yolda Moşe'yle karşılaştı ve onu öldürmek istedi.
4:25
YTC Bunun üzerine Sipporah bir çakmaktaşı alıp oğlunun sünnet derisini kesip ayaklarının dibine attı ve şöyle dedi, "Kesinlikle sen bana kan güveyisin."
4:26
YTC Bunun üzerine onu rahat bıraktı. Daha sonra sünnetten dolayı “Sen kan güveyisin” dedi.
4:27
YTC Yahve Aron'a, "Moşe'yi karşılamak için çöle git" dedi. Gidip Tanrı'nın dağında onunla karşılaştı ve onu öptü.
4:28
YTC Moşe, Yahve'nin kendisiyle gönderdiği tüm sözleri ve kendisine buyurmuş olduğu bütün belirtileri Aron'a anlattı.
4:29
YTC Moşe ile Aron gidip İsrael çocuklarının bütün ihtiyarlarını bir araya topladılar.
4:30
YTC Aron, Yahve'nin Moşe'ye söylediği bütün sözleri söyledi ve halkın önünde belirtileri yaptı.
4:31
YTC Halk iman etti ve Yahve'nin İsrael çocuklarını ziyaret ettiğini, onların sıkıntılarını gördüğünü duyunca başlarını eğerek tapındılar.