วิวรณ์ 11 ในหลายฉบับแปล

เลือกฉบับแปลที่จะเปรียบเทียบ

เลือกฉบับแปลเพื่อเพิ่มลงในรายการ คอลัมน์จะเรียงตามลำดับในรายการ

  1. Temel Tercüme

Türkçe

ไทย

Русский

Čeština

Беларуская

English

Українська

Deutsch

Polski

Español

Português

中文

Français

Italiano

Ἀρχαία Ἑλληνική

Српски / Srpski

Hrvatski

Eesti

Svenska

Magyar

Slovenčina

Suomi

Norsk bokmål

Íslenska

Tagalog

Cebuano

Hiligaynon

Nederlands

Български

Tiếng Việt

Bahasa Indonesia

한국어

हिन्दी

English

  • JPS Tanakh
  • Targum Onkelos (Etheridge)

Deutsch

  • Byzantinischer Text
Temel Tercüme
11:1
TTT Bana ölçmek için değneğe benzeyen bir ölçme çubuğu verildi ve şöyle denildi: “Haydi, Allahʼın tapınağını ve kurban yerini ölç, orada tapınanları say!
11:2
TTT Ama tapınağın dış avlusunu bırak. Onu ölçme, çünkü o, diğer milletlere verilmiştir. Onlar kutsal şehri kırk iki ay boyunca ayakları altında çiğneyecekler.
11:3
TTT Ben iki şahidime güç vereceğim. Onlar da çuval bezinden yapılan elbiseler giyip, bin iki yüz altmış gün peygamberlik edecekler.”
11:4
TTT Bunlar iki zeytin ağacı, yeryüzünün sahibi Allahʼın önünde duran iki lambalıktır.
11:5
TTT Bir kişi onlara zarar vermeye kalkarsa, ağızlarından ateş çıkacak ve düşmanlarını yiyip bitirecek. Onlara zarar vermek isteyen herkes böyle öldürülmelidir.
11:6
TTT İki şahit, peygamberlik ettikleri sürece yağmur yağmasın diye göğü kapatma yetkisine sahiptir. Bir de suları kana dönüştürmeye ve istedikleri zaman yeryüzünü her türlü belaya uğratmaya yetkileri vardır.
11:7
TTT Ama şahitliklerini tamamladıkları zaman, dipsiz çukurdan çıkan canavar onlarla savaşacak, onları yenip öldürecek.
11:8
TTT Cesetleri büyük şehrin ana caddesine serilecek. O şehre ruhsal anlamda Sodom ve Mısır denir. Onların Efendisi de o şehirde çarmıha gerilmişti.
11:9
TTT Bütün halklardan, oymaklardan, dillerden ve milletlerden insanlar üç buçuk gün onların cesetlerine bakacaklar. Cesetlerinin mezara konulmasına izin vermeyecekler.
11:10
TTT Yeryüzünde oturanlar onların bu haline sevinecekler. Bayram edip birbirlerine hediyeler gönderecekler. Çünkü bu iki peygamber yeryüzünde oturanlara çok acı çektirmişti.
11:11
TTT Fakat aradan üç buçuk gün geçtikten sonra, Allahʼtan gelen yaşam ruhu onlara girdi ve ayağa kalktılar. Onları görenler büyük korkuya düştüler.
11:12
TTT İki peygamber gökten gelen gür bir sesin, “Buraya çıkın!” dediğini işitti. Bir bulut içinde göğe çıktılar. Düşmanları da onları gördüler.
11:13
TTT Hemen o saatte büyük bir deprem oldu. Şehrin onda biri yıkıldı. Depremde yedi bin kişi öldü. Geri kalanlar korkuya düştü ve gökte hüküm süren Allahʼı yücelttiler.
11:14
TTT İkinci bela geçti. İşte, üçüncü bela tez gelecek.
11:15
TTT Yedinci melek borazanını çaldı. O zaman gökte yüksek sesler duyuldu. Şöyle dediler: “Dünyanın yönetimi Rabbimizʼin ve seçtiği Mesihʼin eline geçti. O sonsuzluklar boyunca krallık sürecek.”
11:16
TTT Allahʼın önünde tahtlarında oturan yirmi dört ihtiyar yüzüstü yere kapanıp Allahʼa tapındılar.
11:17
TTT Şöyle dediler: “Ey sonsuz güç sahibi, şimdi var olan ve ezelden var olan Rab Allah, sana şükrederiz. Çünkü büyük gücünü kullanarak hüküm sürmeye başladın.
11:18
TTT Milletler öfkelendiler, ama şimdi senin öfkene uğradılar. Yargı ve ödüllendirme zamanı geldi. Ölüler yargılanacak. Senin hizmetkârların olan peygamberler, kutsal halkın, küçük olsun büyük olsun, senin adından korkanların hepsi ödüllendirilecek. Yeryüzünü mahvedenler mahvedilecek.”
11:19
TTT Allahʼın gökteki tapınağı açıldı. Tapınağındaki antlaşma sandığı gözüktü. O zaman şimşekler çaktı ve gök gürlemesinin gümbürtüleri işitildi. Deprem ve korkunç bir dolu fırtınası oldu.